Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Suruç İlçe Başkanı Yunus Fidan, Suruç ilçesinde çiftçileri ziyaret ederek tarımsal üretimde yaşanan sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Çiftçilerin artan maliyetler karşısında üretim yapmakta zorlandığını belirten Fidan, birçok üreticinin tarlasının bir kısmını ekemez hale geldiğini ifade etti.
FİDAN: EN EN PAHALI SUYU SURUÇLU ÇİFTÇİLERİMİZ KULLANIYOR
Çiftçilerin yaşadığı mağduriyetleri yerinde dinlediklerini belirten Fidan, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için üreticilere destek verilmesi gerektiğini söyledi.
Çiftçilerin kendilerine yaşadığı sorunları aktardığını ifade eden Fidan, "Her zaman olduğu gibi çiftçilerimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Suruç ilçemizde çiftçilik yapan İbrahim Halil Sezer kardeşimizin misafiri olduk. Bizlere şikâyetlerini dile getirdi. Artan maliyetlerden dolayı mağdur olduğunu, tarlalarının yarısını boş bırakıp ancak bir kısmını ektiğini söyledi. Mazotun pahalı olduğunu ve suyun gerçekten çok yüksek fiyatta olduğunu dile getirdi. En en pahalı suyu ne yazık ki Suruçlu çiftçilerim kullanıyor. Dönüm başına 3 bin 700 lira para ödüyorlar. Verimin yüzde 30'u ne yazık ki bu suya gidiyor. Çiftçilik yapmasa bu insanlar geçimini nasıl sağlayacak? Nereye gidecek? Daha önce olduğu gibi tekrar Çukurova'ya gidip yevmiyeci olarak mı çalışacaklar?" dedi.
SEZER: KENDİ TOPRAĞIMIZDA MARABA DURUMUNA DÜŞMÜŞÜZ
Tarımsal üretimin her geçen yıl daha da zorlaştığını belirten çiftçi İbrahim Halil Sezer, mevcut şartlarda çiftçiliğin sürdürülebilir olmaktan çıktığını söyledi.
Artan girdi maliyetleri nedeniyle birçok üreticinin arazilerini boş bırakmak zorunda kaldığını ifade eden Sezer, "Bugün Türkiye'de çiftçilik demek ölmüş bir meslek demektir. Bizler gübreciye, ilaç satan firmalara ve Topçu Gündaş Sulama Birliğine çalışır bir duruma gelmişiz. Kendi toprağımızda maraba durumuna düşmüşüz. 3-4 sene öncesine kadar her taraf yemyeşildi. Mısır ekiyorduk, pamuk ekiyorduk. Ama son 3-4 yıldır ekeceğimiz mısırlar ve pamuklar artık maliyetimizi karşılamadığı için bu arazileri boş bırakmak zorunda kalıyoruz. Boş bırakılan araziler boş yere giden milli servet demektir." ifadelerini kullandı.
"DESTEKLER SU PARASINI BİLE KARŞILAMIYOR"
Devlet desteklerinin yetersiz kaldığını belirten Sezer, üreticilerin en temel giderlerini karşılamakta zorlandığını dile getirdi.
Desteklerin günün şartlarına göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyleyen Sezer, "Devletin bize vereceği bir destekle bugün bir dönümün su parasını bile karşılayamıyoruz. Dört, beş, altı sene önce verilen bir dönüm destek parasıyla en azından su parasını karşılayabiliyorduk. Ama bugün onun dörtte birini bile karşılayamıyoruz. Devletin bu konuda çiftçilere yardım etmesi şarttır. Kaldıracağımız 2-3 ton buğdayla ancak bir ton gübre alabiliyoruz. Örneğin bize bin lira destek veriliyorsa bunun en az iki bin lira olması gerekir. En azından su ücretlerinin düşürülmesi lazım. Bu konuda devletten yardım bekliyoruz, talebimiz budur." diye konuştu.
"ÇİFTÇİYE DESTEK VERİLMELİ"
Çiftçilerin yaşadığı mağduriyetin her geçen gün arttığını belirten Fidan, üretimin ve kalkınmanın çiftçinin ayakta kalmasına bağlı olduğunu söyledi.
Çiftçilerin sesine kulak verilmesi çağrısında bulunan Fidan, "Peki bu vatandaş nasıl geçinecek? Bu konuda ciddi manada bir mağduriyet yaşanıyor. Çağrımız şudur; sesimizi duyun, sesimize kulak verin, çiftçimizin yanında olalım, çiftçimize destek verelim. Çiftçi demek gerçekten üretim demektir. Eğer üretim olmazsa kalkınma olmaz. Her konuda HÜDA PAR olarak bizler çiftçilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.