Güvenlik-İş Sendikası Şanlıurfa Bölge Başkanı Halil Pişkin, PİKTES Projesi kapsamında okullarda görev yapan özel güvenlik görevlilerinin işsiz kalmasına ilişkin yaptığı basın açıklamasında, okul güvenliğinin geçici projelerle değil, devlet güvencesi altında sürdürülebilir ve kalıcı bir sistemle sağlanması gerektiğini söyledi.
Pişkin, yıllardır PİKTES Projesi kapsamında görev yapan özel güvenlik görevlilerinin öğrencilerin, öğretmenlerin ve eğitim kurumlarının güvenliği için özveriyle çalıştığını belirterek, görev süreleri boyunca birçok olumsuz olayın önlenmesinde aktif rol üstlendiklerini ifade etti. Bu çalışmaların okul idareleri, İl Millî Eğitim Müdürlükleri ve emniyet birimlerince hazırlanan resmî raporlarla da ortaya konulduğunu kaydetti.
Güvenlik-İş Sendikası'nın yürüttüğü "TÜM OKULLARIMIZ GÜVENDE OLSUN" kampanyasının yalnızca çalışanların istihdamını değil, çocukların güvenliğini ve eğitim kurumlarında huzurun kalıcı şekilde sağlanmasını hedeflediğini vurgulayan Pişkin, güvenli okul ortamının güçlü bir geleceğin temelini oluşturduğunu dile getirdi.
Açıklamada, 30 Haziran 2026 tarihi itibarıyla Türkiye genelinde görev yapan 1.714 PİKTES özel güvenlik görevlisinin işsiz kaldığına dikkat çekildi. Geçtiğimiz yıl ise göç nedeniyle öğrenci sayısındaki azalma gerekçesiyle yaklaşık 500 özel güvenlik görevlisinin görevine son verildiği hatırlatıldı. Her yıl yaşanan belirsizliğin binlerce aileyi ekonomik ve psikolojik açıdan olumsuz etkilediği ifade edildi.
Halil Pişkin, işsiz kalan personelin önemli bölümünün kadın çalışanlardan oluştuğunu belirterek, aralarında çocuklarını tek başına büyüten ve ailesinin tek geçim kaynağı olan çok sayıda çalışanın bulunduğunu söyledi. Artan hayat pahalılığı karşısında çalışanların kira, elektrik, su ve temel ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çektiğini ifade eden Pişkin, yaşanan mağduriyetin giderek büyüdüğünü dile getirdi.
Yıllarca devlete sadakatle hizmet eden ve çocukların güvenliği için fedakârca görev yapan güvenlik görevlilerinin her yıl aynı belirsizlikle karşı karşıya bırakılmasının kabul edilemez olduğunu belirten Pişkin, bu çalışanların belirsizliği değil, takdiri ve güvenceli çalışma hakkını hak ettiğini söyledi.
Okul güvenliğinin maliyet unsuru olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Pişkin, "Hiçbir çocuğumuzun canı hiçbir maddi hesapla ölçülemez. Okullarımızda alınacak güvenlik tedbirleri bir maliyet değil, geleceğimize yapılan en değerli yatırımdır." ifadelerini kullandı.
Pişkin, okul güvenliğinin geçici projeler yerine devlet güvencesi altında sürdürülebilir ve daimi bir sistemle yürütülmesi gerektiğini belirterek, başta Cumhurbaşkanı olmak üzere ilgili bakanlıklar, milletvekilleri ve tüm yetkililer nezdinde konunun takipçisi olmaya devam edeceklerini söyledi.
Açıklamasında çağrısını yineleyen Halil Pişkin, Eylül ayında yıllardır okullarda görev yapan 1.714 PİKTES özel güvenlik görevlisinin devlet güvencesi altında yeniden görevlerine döndürülmesini talep etti. Ayrıca güvenlik ihtiyacı bulunan ve risk taşıyan tüm okullarda da özel güvenlik görevlilerinin görevlendirilmesini isteyen Pişkin, "TÜM OKULLARIMIZ GÜVENDE OLSUN" çağrısının yalnızca çalışanlar için değil, öğrencilerin, öğretmenlerin ve eğitim kurumlarının güvenliği için yapıldığını ifade etti.
Basın açıklamasının sonunda Pişkin, çocukların güvenliği, eğitim kurumlarının huzuru ve binlerce emekçi ailenin geleceği adına tüm yetkilileri yaşanan mağduriyeti kalıcı şekilde çözmeye davet ederken, kamuoyundan da destek beklediklerini belirtti