Bak bu limana kimse uğramadı ey yabancı!
Bak bu limanın taşları kanlı.
Magosa
Ne katiller gördü!
Ne öksüzler , ne köksüzler, ne evsizler..
Mızrak uçlu dişleri geçti etten surlarına
Mavi ve beyazın.
(O beyaz ki beyazın en kirli rengi)
Bu ada tarihin en nemli
Ve en boğucu havasını tattı
Yirminci asırda...
Zindan yüzlü kadınlar olsa da
Bak kimse hatırlamıyor katilleri
Fakat maktuller hala akıllarda!
Bak bu liman yıkıla yazdı ey yabancı!
Çok uzak diyarların çocukları
ayak bastığın demden beri
Portakal ve zeytin ağaçları
Kan terledi.
Bizim yangın yerine dönen düşlerimiz vardı
İskele'nin sularında.
Duman tüttü ciğerlerimiz
O eski sokaklarda.
Hatta görmese de kimse
duvar diplerinde
Boğazladı bir gölge bir bedeni.
Düştük toplu mezarlara.
Sen bilmezsin yabancı.
Düşe kalka geldik biz buralara.
Buralarda lekelidir genç kızların gülüşleri.
Dalgaların sesleri ağıt sesidir burada.
Dağların rengi matem rengi...
Ama sen yine de başını kumdan çıkarıp bak yabancı.
Bak, bak ki;
Dünya görsün cesetlerimizi.
Bak, bak ki;
Keder sularına batmasın bebekler.
Bak ve deki onlara
" Ta Devlet-i Aliye'den beri
Türk yurdudur Kıbrıs elleri!"