ŞANLIURFA – Saadet Partisi Şanlıurfa İl Başkanı Halil Yiğit, Şanlıurfa’nın gündeminde bulunan DSİ’ye ait taşınmazların özelleştirilmesi ile Gaziantep-Şanlıurfa Otoyolu’nun 30 yıllığına özelleştirilmesine ilişkin yazılı basın açıklaması yaptı.
Şanlıurfa’nın güne iki kötü haberle uyandığını belirten Yiğit, iktidarın kamu varlıklarına yönelik politikalarını sert sözlerle eleştirdi.
“BU ŞEHİR SİZİN BABANIZIN ÇİFTLİĞİ DEĞİL!”
Yiğit açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Günlerdir konuşuyoruz, uyarıyoruz, itiraz ediyoruz. Fakat iktidar bildiğini okumaya devam ediyor. DSİ’ye ait son derece değerli ve geniş taşınmazların özelleştirilmesi gündemde. Şanlıurfa’nın nefes alması gereken yeşil alanlar, şehircilik ilkeleri ve kamu yararı yerine rant ve beton baskısıyla karşı karşıya bırakılıyor.”
Halil Yiğit, kamu arazilerinin özelleştirilmesinin yalnızca bugünün meselesi olmadığını, bunun Şanlıurfa’nın gelecek nesillerini de ilgilendiren bir konu olduğunu vurguladı.
“Bugün satılan bir kamu arazisi, yarın çocuklarımızın kullanacağı bir yeşil alan olabilir. Bugün elden çıkarılan kamu varlığı, yarın yeniden kazanılamayacak bir değerdir. Bir kez betonlaştığında o yeşil alanı geri getiremezsiniz.”
“MİLLETİN VERGİLERİYLE YAPILAN YOL, ŞİRKETLERİN KAZANÇ KAPISI OLAMAZ!”
Gaziantep-Şanlıurfa Otoyolu’nun 30 yıllığına özelleştirilmesine de tepki gösteren Yiğit, kamu hizmetlerinin şirketlerin ticari kazanç alanına dönüştürülmesini eleştirdi.
“Milletin vergileriyle yapılan yatırımların, kamu yararı gözetilerek yönetilmesi gerekir. Ancak bugün kamuya ait olan ne varsa birer birer özelleştirme konusu haline getiriliyor. Milletin malı, şirketlerin malı haline getiriliyor.”
Yiğit, iktidara şu soruları yöneltti:
“Bu ülkenin ve bu şehrin daha ne kadar ortak varlığını satacaksınız?
Milletin elinde ne kaldığında duracaksınız?
Şanlıurfa’nın yeşil alanlarını ranta açmanın gerekçesi nedir?
Kamu varlıklarını şirketlere devretmenin kamu yararı neresindedir?”
“MİLLETİN MALINI SATMAK BAŞARI DEĞİLDİR!”
Türkiye’nin ekonomik sorunlarının çözümünün kamu varlıklarını elden çıkarmakta olmadığını ifade eden Yiğit, “Bir ülkeyi yönetmek, elinizdeki varlıkları satmak değildir. Asıl marifet, milletin malını korumak, üretimi artırmak ve gelecek nesillere daha güçlü bir ülke bırakmaktır.” dedi.
Yiğit açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Biz Saadet Partisi olarak yıllardır aynı şeyi söylüyoruz: Kamu malı emanettir. Milletin ortak değerleri bir avuç insanın veya şirketin çıkarı için kullanılamaz. Şanlıurfa’nın toprağı da yeşili de kamu arazileri de yolları da milletindir.”
“ŞANLIURFA SAHİPSİZ DEĞİLDİR!”
Saadet Partisi olarak Şanlıurfa’nın hakkını ve hukukunu savunmaya devam edeceklerini belirten Yiğit, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Şanlıurfa sahipsiz değildir!
Şehrimizin yeşil alanlarını ranta teslim etmenize, kamu arazilerini betonlaşmaya açmanıza, milletin ortak malını şirketlerin çıkarına dönüştürmenize sessiz kalmayacağız.
Bu şehir sizin babanızın çiftliği değildir.
Şanlıurfa’nın geleceği birkaç ihale dosyasına, birkaç şirketin ticari hesabına ve günü kurtarma anlayışına kurban edilemez.
Milletin malı milletindir. Şanlıurfa’nın geleceği Şanlıurfalılarındır.
Biz bu anlayışın takipçisi olacağız. Gerektiğinde meydanlarda, gerektiğinde meclis kürsülerinde, gerektiğinde hukuk zemininde milletimizin hakkını savunacağız.
Şanlıurfa’nın geleceğini rant uğruna harcamanıza izin vermeyeceğiz!”