Narsistik Bir İlişkide Kendini Kaybettiğinin 5 İşareti ve Kendine Geri Dönmenin Yolu

Dr. Bahar Yakut ÖZEK

18-08-2025 17:46

Bir ilişki seni büyütmeli, ışığını çoğaltmalı ve hayatına güç katmalı. Ama bazen öyle bağlara yakalanırsın ki, fark etmeden kendini yavaş yavaş kaybetmeye başlarsın. Özellikle bir narsistle ilişki içindeysen, bu kayboluş çok sinsi ve derinden yaşanır. Önce sesin kısılır, sonra hayallerin silikleşir, sonunda kendini aynada tanıyamaz hale gelirsin.

Peki, bir narsistik ilişkide kendini kaybettiğini gösteren işaretler neler? Ve en önemlisi: Kendine geri dönmek mümkün mü?

1. Susuyorsun, artık tepkisizleşiyorsun

Bazen öyle şeyler yaşanıyor ki kendine duyduğun saygıdan dolayı tepki vermen gerekiyor. İçinde volkanlar patlıyor ama biliyorsun onunla tartışamazsın. Onunla tartışmak karanlık sonu görülmez bir girdabın içine girmek gibi… Kaybolursun, konu çözülmediği gibi girdiğin o girdapta yolu bulamaz, kendini kaybedersin. O yüzden yapılacak en sağlıklı şey susmak, tepki vermemek ve sessizleşmek… Bir süre sonra da kendi sesini bile duyamaz hale geliyorsun. S
Geri dönüş yolu:

Küçük adımlarla konuşmaya başla. Onunla konuşmak zorunda değilsin günlüğüne yaz, aynanın karşısında kendine seslen, anlat, tepki ver. Sen varsın ve işte oradasın. Tekrar sesini duymaya başlamalısın.

2. İhtiyaçların Görmezden Geliniyor

Onun istekleri her zaman öncelikli. Senin ne hissettiğin, neye ihtiyaç duyduğun önemsenmez. Bir noktadan sonra kendi ihtiyaçlarını unutuyorsun. Sadece o ve onun gündemleridir tüm yaşantınız. Onun içinde bulunduğu bir çok savaş vardır, çünkü egosu sadece sizinle savaşmaz. Ve siz onun savaşlarına su taşımak zorundasınız kendinizi unutup, ihtiyaçlarınızı unutup… Bir zaman sonra ihtiyacınız olan her şey, tüm o güzel alışkanlıklarınız sadece bir lüks olarak görülür. Oysa siz ondan önce spa kulübüne giden, yaz kış tatilleri yapan, yılda en az iki kere hiç görmediğiniz ülkeleri keşfeden biriydiniz. Ya şimdi…
Geri dönüş yolu:

Kendine sor: “Benim şu an neye ihtiyacım var?”

Küçük şeylerle başla: iyi bir uyku, sevdiğin bir kahve, biraz yürüyüş… Kendine verdiğin değerle birlikte iç sesin güçlenecek.

3. Kendine Olan İnancın Zayıflıyor

Sürekli eleştirilmek, küçümsenmek ve değersiz hissettirilmek, özsaygını zedeliyor.

Makyajsız çok çirkin olduğun, çok paspal olduğun, giyinişin, seçtiğin ayakkabılar her şeyin eleştiriliyor. Oysa bir zamanlar seninle iletişim kurabilmek için parendeler atıyordu. Bu iletişimin/ilişkinin içerisinde kaldığın müddetçe bir zamanlar güçlü hissettiğin yanlarını göremez hale geliyorsun.

Geri dönüş yolu:

Başarılarını ve güçlü yanlarını yaz.

Küçük de olsa gurur duyduğun şeyleri kendine hatırlat.

Her gün aynanın karşısına geç ve de ki: “Ben değerliyim. Ben bu halimle fazlasıyla yeterliyim.”

4. Cam Kırıkları Üzerinde Yürüyorsun

Sürekli tetikte, sürekli endişelisin. Yanlış bir şey söyler miyim, ters bir hareket yapar mıyım diye düşünüyorsun. Onun öfkesi, senin günlük ruh halini belirler hale geliyor. Çünkü her an öfkelenebilir en iyi haliyle duygusal şiddet en kötü haliyle de fiziksel şiddet uygulayabilir. Sana ulaşamazsa yaptığı dijital şiddet (zorbalıkla) seni yine o cam kırıklarının üzerinde yürümek zorunda bırakabilir.


Geri dönüş yolu:

Sınır koymayı öğren.

Basit ama net cümlelerle kendini koru: “Bu şekilde konuşulmasına izin vermiyorum.” Unutma, her “hayır” dediğinde aslında kendine “evet” demiş oluyorsun.

Eğer koyduğun sınırlar hala çiğneniyorsa ve cam kırıkları bedenine ve ruhuna geri dönülmez yaralar bırakıyorsa haklarını bilmeli ve yasal olarak da kendini korumaya almalısın.

Biliyorum zor, narsist biri tarafından şiddetin her türlü boyutuna maruz kalan biri olarak susmak zorunda olduğunu öğrendin. Belki de konuşursam kim inanır bana diyorsun.. Sen… Sen inandıktan sonra, sen bildikten sonra birilerinin sana inanmasının bir önemi var mı?

Seni önce sen kurtaracaksın. Narsist sana baskının, şiddetinin boyutunun artırdığında bil ki seni kontrol edemiyor, kontrolü ve gücünü kaybettiğini hissediyor, yani bu senin kontrol edilemez güçte bir irade sergilediğini gösterir. Devam et kendine inanmaya… Burası kırılma noktası…

5. Kendini Tanıyamıyorsun

Eskiden neşeli, hayalleri olan, ışıldayan biriydin. Şimdi aynaya baktığında sanki başka biriyle karşılaşıyorsun. İçindeki o canlı kadın/adam yok olmuş gibi… Hey, sen oradasın…

 Geri dönüş yolu:

Eski benliğini hatırlatacak şeylere dön.

Sevdiğin müzikleri dinle, eski fotoğraflarına bak, yarım kalan hayallerin için küçük adımlar at. Sen hâlâ ordasın, sadece üstüne sis çökmüş.

Bu sisten arınmak için bedenini harekete geçir. Yürüyüş yap, nefes al, dans et. Neredeysen çık oradan yer değiştir.

Üzerine “çöken sis” öylesine yoğun gelir ki, bir daha hiç çıkamayacağını düşünürsün. İşte tam da burası, birçok insanın pes ettiği ama aslında gerçeği görmeye en yaklaştığı noktadır.

Kendine Nasıl Geri Dönebilirsin? Bu sisten nasıl çıkabilirsin?

Kendi sınırlarını hatırla: Neye izin verip vermediğini bil. Ona söylediğin her “hayır” cevabı, kendine söylediğin kocaman bir  “evet”

 

Güvenli Alan Yarat: Narsist seni yalnızlaştırır. Bu yüzden: Bir dostuna açıl. Günlüğüne yaz. Profesyonel veya hukuki destek ara.


Güvenli bir alan, sisin arasından nefes aldığın pencere gibidir. Sana ulaşabileceği her kanalı sınırlandır, gerekirse engelle. Çünkü zihnine giren her mesajı, sisin daha da yoğunlaşmasına yol açar.

Küçük öz-sevgi ritüelleri oluştur: Günün bir anını sadece kendin için ayır. Narsistin uyguladığı duygusal şiddet sadece zihni ve ruhu değil bedeni de tüketir. O yüzden yürüyüş yap. Derin nefes al. Bedenini harekete geçir ki zihnin sis perdesini aralasın. Geleceğini hayal et: Narsist sana hep “çıkış yok” hissi verir. Oysa gelecek, senin kurduğun hayallerle şekillenecek. Gözlerini kapat ve şu soruyu sor: “Onun olmadığı bir hayatta ben kimim?”
Cevap, sisin ötesindeki yol haritasıdır.
İçindeki sesi onurlandır: En çok da kendini dinle, çünkü o ses sana yolu gösterecek.

Sis ne kadar yoğun olursa olsun, güneşi tamamen saklayamaz. O güneş sensin. Sis er geç dağılır, ama sen hep kalırsın.

Unutma: Bir narsist seni kendinden uzaklaştırabilir ama asla tamamen yok edemez. Çünkü özün, ışığın, değerli benliğin hâlâ içinde. Şimdi tek yapman gereken, o sesi yeniden duymak ve kendine doğru yürümeye başlamak…

DİĞER YAZILARI SON NEFES HAVAYA KARIŞMADAN: YAŞAMSAL ANLAMLILIK VE KABULLENİŞİN GÜCÜ 01-01-1970 03:00 Yaşamın Formülü: Daha Fazla, Daha Derin, Daha Sen 01-01-1970 03:00 Var ile Yok Arası “Yok”tur 01-01-1970 03:00 Zihnin Sessiz Kahramanı ‘DMN’: Hiçbir Şey Yapmadığınızda Kim Olduğunuzu Hatırlatan Ağ 01-01-1970 03:00 Narsistin Gölgesinde: İlişkisel Travma ve İyileşme Yolları 01-01-1970 03:00