Yeni eğitim-öğretim yılı başladı. Türkiye genelinde milyonlarca öğrenci yeniden ders başı yaptı. Şanlıurfa’da ise yaklaşık 747 bin öğrencinin eğitim maratonu başladı.
Ancak her eğitim yılı başlangıcında olduğu gibi bu yıl da aynı soruyu sormamız gerekiyor:
Şanlıurfa’nın eğitim sorunlarını ne zaman kalıcı olarak çözeceğiz?
Şanlıurfa’nın en önemli ve uzun yıllardır çözülemeyen meselelerinden biri hiç şüphesiz eğitimdir. Çünkü eğitimde yaşanan her sorun, aslında şehrin ve ülkenin geleceğini doğrudan ilgilendirmektedir.
Bir hukukçu olarak gözlemlediğim kadarıyla Şanlıurfa’daki eğitim sorunlarının birçok nedeni bulunuyor. Bunların başında öğretmen açığı geliyor. Kentimizde yaklaşık 10 bine yakın öğretmen açığının bulunduğu ifade ediliyor. Bu rakam dahi sorunun boyutunu göstermeye yeterlidir.
Bunun yanında öğrenci sayısının yüksekliği nedeniyle derslik ihtiyacı, okul sayısındaki yetersizlik ve kalabalık sınıflar eğitim kalitesini doğrudan etkiliyor.
Bir başka önemli sorun ise mevsimlik tarım işçiliği.
Her yıl binlerce çocuk, aileleriyle birlikte tarım bölgelerine gitmek zorunda kalıyor. Eğitim çağındaki çocukların derslerinden ve okul ortamından uzak kalması, gelecekte telafisi çok daha zor sonuçlar doğurabilecek bir sorun olarak karşımızda duruyor.
Şanlıurfa’nın ulaşım problemi de eğitimden bağımsız düşünülemez. Özellikle kırsal bölgelerde uygulanan taşımalı eğitim sistemi kapsamında öğrencilerin, öğretmenlerin ve velilerin yaşadığı ulaşım sorunları mutlaka dikkate alınmalıdır.
Elbette ekonomik şartları da unutmamak gerekiyor.
Yüksek enflasyon yalnızca yetişkinleri değil, öğrencileri ve ailelerini de doğrudan etkiliyor. Eğitim giderlerinin artması, dar gelirli ailelerin çocuklarının eğitim hayatını sürdürmesini daha da zorlaştırıyor.
Bütün bunların yanında üzerinde düşünmemiz gereken bir başka konu daha var: Eğitim yalnızca okulda başlamaz. Eğitim ailede başlar.
Toplum olarak bu bilinci daha güçlü şekilde oluşturmak zorundayız.
Artık Geçici Çözümler Yetmez
Şanlıurfa’nın eğitim sorunları birkaç geçici tedbirle çözülebilecek boyutta değildir.
Artık palyatif çözümler yerine köklü, planlı ve uzun vadeli bir eğitim politikası oluşturulması gerekiyor.
Elbette bu sorunların çözümünde en büyük sorumluluk Milli Eğitim Bakanlığı’na düşüyor. Ancak burada önemli bir soru daha karşımıza çıkıyor:
Bu sorunları Bakanlığa kim, nasıl ve ne kadar güçlü anlatacak?
Bence artık toplumun bütün kesimlerinin aynı masanın etrafında toplanmasının zamanı geldi.
Veliler, öğretmenler, okul idarecileri, il ve ilçe milli eğitim müdürlükleri, eğitim sendikaları, yerel yöneticiler ve şehrimizin seçilmiş milletvekilleri bir araya gelmelidir.
Sorunlar tek tek tespit edilmeli, çözüm önerileri hazırlanmalı ve ortak bir rapor haline getirilerek Milli Eğitim Bakanlığı’na sunulmalıdır.
Çünkü eğitim siyaset üstü bir meseledir.
Bu konuda herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor.
Bugün eğitim konusunda yaşanan her eksiklik, yarının Şanlıurfa’sını doğrudan etkileyecektir. Çocuklarımızın geleceğini birkaç yıllık hesaplara veya günübirlik çözümlere bırakamayız.
Şanlıurfa’nın çocukları daha iyi okulları, daha iyi öğretmenleri ve daha kaliteli bir eğitim sistemini hak ediyor.
Unutmayalım;
Eğitim sadece bir şehrin değil, bir ülkenin geleceğinin olmazsa olmazıdır.
Bugün eğitim sorunlarını çözmek için atacağımız her adım, yarının Şanlıurfa’sına yapılacak en büyük yatırım olacaktır.