Polat, “Adalet her şeyin başı, mülkün temelidir” sözleriyle başladığı değerlendirmesinde, adaletin hüküm sürdüğü toplumlarda güven, huzur ve istikrarın sağlandığını belirtti. Adaletin olmadığı toplumlarda ise mutsuzluk ve huzursuzluğun kaçınılmaz olduğunu ifade etti.
Demokrat liderlere atıf
Açıklamasında Türkiye’nin yakın siyasi tarihine de değinen Polat, eski başbakanlar Adnan Menderes ve Süleyman Demirel dönemlerinde adaletin ön planda tutulduğunu savundu. Bu liderlerin, kurdukları ve temsil ettikleri siyasi hareketlerde demokrasi ve hukuku esas aldıklarını dile getirdi.
Polat, özellikle Süleyman Demirel’in, geçmişte kendisine yapılanlara rağmen devlet yönetiminde kin ve intikam duygusuyla hareket etmediğini belirterek, “Devlette küslük olmaz” anlayışının örnek bir duruş olduğunu ifade etti. Bu kapsamda, 1980 darbesinin liderlerinden Kenan Evren ile yaşanan süreçlere de atıfta bulundu.
Parti geleneği ve isimlerin anlamı
Polat, Demokrat Parti’nin kuruluş amacının hürriyet ve adaleti tesis etmek olduğunu belirtti. 1960 darbesi sonrasında kurulan Adalet Partisi ve 1980 sonrası ortaya çıkan Doğru Yol Partisi gibi siyasi yapıların da aynı çizgiyi sürdürdüğünü ifade etti.
Bu süreçte siyasetçilerin, karşılaştıkları zorluklara rağmen milleti ve devleti önceleyen bir anlayışla hareket ettiklerini dile getiren Polat, “Bu gelenek, demokrat siyaset anlayışının temelini oluşturur” dedi.
“Çözüm yine demokrat gelenekte”
Türkiye’nin içinde bulunduğu sorunlara değinen Polat, geçmişte olduğu gibi bugün de çözümün demokrat gelenekte olduğunu savundu. Açıklamasının sonunda, “Ülkenin içinde bulunduğu sıkıntıların ilacı ve reçetesi yine Demokrat Parti’dir. Tek çare, tek alternatif Demokrat Parti’dir” ifadelerini kullandı.
Admin












