Son aylarda Sağlık Bakanlığı’nın merkez ve taşra teşkilatlarında kapsamlı bir kadro değişimi yaşandı. İl sağlık müdürlerinden hastane yöneticilerine kadar birçok pozisyonda görevden almalar ve yeni atamalarla sistem adeta sil baştan yenilendi. Ancak yapılan değişiklikler, kamuoyunda ve sağlık çalışanları arasında yıllardır yükselen "liyakat" talebine yanıt vermekte yetersiz kaldı.
"Liyakat Yerine Liyakatsizlik Zirvede"
Birlik Sağlık Sen Şanlıurfa İl Başkanı Hasan Çalışcı, sağlık yönetimindeki bu değişim sürecine tepki gösterdi. Çalışcı, “Her fırsatta 'liyakat' vurgusu yapılmasına rağmen, bugün gelinen nokta liyakatsizliğin zirvesidir.” ifadelerini kullandı. En dikkat çekici noktalardan biri ise, hâlâ sendika yöneticiliği görevini sürdüren yüzlerce ismin aynı zamanda hastane yöneticisi olarak atanmış olması.
Çalışcı: "Bu kişiler işveren mi, çalışan temsilcisi mi?"
Birlik Sağlık Sen İl Başkanı Hasan Çalışcı, bu durumun ciddi bir etik sorun ve çıkar çatışması yarattığını belirterek şu soruyu gündeme taşıdı:
“Aynı anda hem patron hem emekçi temsilcisi olunabilir mi?”
Sendikacılık mı, İdarecilik mi?
Sağlık camiasında bazı isimlerin hem sendika yöneticisi hem de hastane yöneticisi olarak görev yapması, sendikal bağımsızlık ilkesini ve çalışanların kuruma olan güvenini ciddi şekilde zedeliyor. Çalışcı bu çelişkiye dikkat çekerek şöyle konuştu:
“Sendikacılık, çalışanların haklarını koşulsuz savunmayı gerektirir.
İdarecilik ise kurumun, yani işverenin çıkarlarını korumaktır.
Bu iki görev bir kişide birleştiğinde:
Tarafsızlık ortadan kalkar,
Çalışanların güveni sarsılır,
Sendikanın bağımsızlığına gölge düşer,
Kurumsal aidiyet zedelenir,
Ve en önemlisi, liyakat mekanizması çöker.”
"Bu Gidişat Sürdürülebilir Değil"
Birlik Sağlık Sen olarak yıllardır bu konuda uyarılarda bulunduklarını belirten Çalışcı, adaletin olmadığı yerde huzurun da mümkün olmayacağını vurguladı. Sağlık çalışanlarının zaten ağır koşullar altında hizmet verdiklerini hatırlatan Çalışcı, “Yönetim kadrolarına yapılan kayırmacı atamalar bu yükü daha da ağırlaştırıyor.” dedi.
Cumhurbaşkanına Açık Çağrı:
Birlik Sağlık Sen, sağlık sistemindeki bu ciddi çelişkiyi sonlandırmak adına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a açık bir çağrıda bulundu:
“Sağlıkta atama süreçlerine derhal müdahil olunmalı;
Sendika ve idarecilik görevleri kesin çizgilerle ayrılmalıdır.
İdareci olacakların sendikal görevleri sona erdirilmeli;
Hangi kademede olursa olsun, yöneticilik görevine getirilecek kamu görevlilerinin bağımsız ve sendikasız olması sağlanmalıdır.”
"Gerçek Sendikacılık Cesaret İster"
Gerçek sendikacılığın, sadece doğruyu söyleme cesareti gösterenlerin işi olduğunu vurgulayan Çalışcı, şu sözleriyle dikkat çekti:
“Bir sendika yöneticisi; hemşirenin, teknikerin, memurun sesi olur.
Bir yönetici ise sistemin selameti için görev yapar.
Bu iki rolü karıştırmak, çalışanlara ihanettir.”
Liyakat ve Adalet Vurgusu
Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının bile adil yürütülmediğini iddia eden Çalışcı, başarı ve verimlilik için liyakatin esas alınması gerektiğinin altını çizdi. Sağlık çalışanlarının pandemi sürecindeki fedakârlıklarıyla ülkeye olan bağlılıklarını ve özverilerini gösterdiğini hatırlatan İl Başkanı, onların haklarını korumanın da yöneticilerin temel sorumluluğu olduğunu belirtti.
Son Söz: Zaman Birlik Zamanı
Birlik Sağlık Sen Şanlıurfa İl Başkanı Hasan Çalışcı sözlerini şu cümlelerle tamamladı:
“Sağlık sistemini ayakta tutacak olan; torpil değil liyakat, sadakat değil ehliyet, sessizlik değil adaletli duruştur.
Birlik Sağlık Sen olarak bu adaletsizliğin karşısında durmaya devam edeceğiz.
Her platformda liyakatli atamaların yapılmasını, emeğin ve ehliyetin öncelenmesini talep etmeyi sürdüreceğiz.
Çünkü biliyoruz ki:
‘Gerçek başarı, ancak adaletli bir sistemde mümkündür.’
‘Birlik Sağlık Sen varsa, hâlâ umut vardır.’”
Sağlık çalışanları arasında yaygınlaşan bu tepkilerin, ilerleyen süreçte sağlık politikalarında nasıl bir etki yaratacağı merak konusu
Admin











