Göbeklitepe Ajans
HV
17 MART Salı 02:50

TARIM TAKVİMİ ALTÜST OLDU

İklim Krizi Tarım Takvimini Değiştiriyor: Güneydoğu Anadolu'da Hububat Ekiminde 30-45 Günlük Gecikme ve %30'a Varan Verim Kaybı Tehdidi!

YEREL
Giriş Tarihi : 26-11-2025 15:53
TARIM TAKVİMİ ALTÜST OLDU

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde hububat ekimleri, iklim değişikliği etkisiyle Ekim ayı yerine Kasım sonu–Aralık ayına kadar sarkmış durumda. Bu, geçmiş 30 yılın ortalamalarıyla kıyaslandığında ekim takviminde 30–45 günlük bir gecikmeyi ifade ediyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün (MGM) 2023–2025 dönemi tarımsal iklim analizleri, bu kaymanın rastlantısal değil, iklim krizi kaynaklı sistematik bir değişim olduğunu gösteriyor.

Sayılarla Kuraklık Gerçeği:

  1. Yağış Azalması — %60’a Varan Kayıp:
    MGM’nin 2024 Standart Yağış İndeksi (SPI) raporuna göre, Şanlıurfa’da 2024–2025 tarım yılı yağış toplamı 158 mm olarak bekleniyor. Oysa Uzun yıllar ortalaması 430 mm. Güneydoğu Anadolu’da yağışlar, yıllık ortalamaların %50-60 altında kaldı.

  2. Sıcaklık Artışı:
    2025 yılı Nisan ayında Türkiye genelinde sıcaklık ortalaması, normallerin 2,1 °C üzerinde ölçülürken, Güneydoğu Anadolu’daki sapma 2,5–3,0 °C’ye kadar çıktı. Bu sıcaklık artışı, tahılların başaklanma döneminde ciddi strese yol açtı. Bölgedeki 20 günlük Nisan sıcaklıklarının 12’sinde ise sıcaklık 30°C’nin üzerine çıktı.

  3. Verim Kaybı Riski:
    Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin bölgesel değerlendirmelerine göre, buğdayda beklenen verim kaybı %20–30, arpada ise %25’e kadar çıkabilir. Kıraç alanlarda ise verim kaybının %60’a kadar ulaşması öngörülüyor.

  4. Yağışlı Gün Sayısı:
    2025 yılı itibariyle Şanlıurfa, Mardin, Diyarbakır ve Batman gibi illerde yıllık yağışlı gün sayısının ortalama 10–15 gün azaldığı bildirildi. Bu azalma, tahılların çıkış, kardeşlenme ve boylanma dönemlerinde kritik su eksikliğine neden oldu.

  5. Çiftçi Etkisi:
    Bölgedeki ziraat odaları ve üretici birliklerinden alınan sahadan gelen bilgilere göre, son 50 yılın en kurak tarım sezonu yaşanıyor. TARSİM kapsamı dışında kalan üreticiler için ekonomik risk %50’nin üzerinde.

KAMUOYUNA ÇAĞRI

Bu olumsuz tablo yalnızca çiftçimizin değil, soframızdaki ekmeğin geleceğini de tehdit ediyor. Bu nedenle kamu kurumları, yerel yönetimler ve üretici örgütlerinin gecikmeden harekete geçmesi gerektiği vurgulanıyor.

1. Sürdürülebilir Su Yönetimi:
Basınçlı sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması halinde %35 su tasarrufu sağlanabilir. Kapalı kanal sistemlerine geçiş yapıldığında ise buharlaşma kaybı %20 azalır. Son 10 yılda yeraltı su seviyeleri bölgedeki birçok alanda 3–7 metre düşmüştür, bu nedenle acil koruma tedbirleri alınması gerekmektedir.

2. Toprak Koruma Uygulamaları:
Anız yakımının yasaklanması ve denetlenmesi, malç uygulamalarıyla toprakta %15–20 nem tasarrufu sağlanması, nadas alanlarının azaltılması gibi önlemler önem kazanıyor. Ayrıca, alternatif ürünlere geçiş desteklerinin artırılması gerektiği ifade edilmektedir.

3. Çiftçiye Eğitim ve Destek:
Erken uyarı sistemlerinin yaygınlaştırılması, iklim riskine karşı bölgesel destek paketlerinin oluşturulması, TARSİM’in hububat özelinde kuraklık teminatını genişletmesi gerektiği belirtiliyor.

4. İklim Uyumlu Tarım Politikaları:
Kuru alanlar için kuraklığa dayanıklı çeşitler geliştirilmesi, tarla su verimi izleme sistemlerinin kurulması ve bölgesel tarım planlaması yapılması gerekmektedir. Ayrıca, kısıtlı suya göre ürün deseni çalışmalarının hızlandırılması gerektiği ifade ediliyor.

Prof. Dr. Ali Rıza Öztürkmen’den Uyarı:

Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi ve TEMA Vakfı Şanlıurfa İl Temsilcisi Prof. Dr. Ali Rıza Öztürkmen, “İklim krizi sadece çiftçilerimizi değil, tüm toplumumuzu etkileyecek bir tehdit oluşturuyor. Bu krizi yönetebilmek için tarımsal altyapımızı iyileştirmeli, suyu ve toprağı doğru şekilde yönetmeliyiz” dedi.

Bu gelişmelerin takip edilmesi ve önlemler alınması, hem yerel ekonomiler hem de gıda güvenliği açısından kritik öneme sahiptir.

AdminAdmin

YORUMLAR