Hasat mevsimi, çiftçi için yıl boyunca verdiği emeğin karşılığını alma zamanıdır. Aylarca tarlasında çalışan, yağmuru bekleyen, kuraklıkla mücadele eden, artan maliyetlere rağmen üretmekten vazgeçmeyen çiftçi, hasat döneminde açıklanan fiyatlara bakarak geleceğini planlar. Ancak bu yıl açıklanan hububat alım fiyatları, birçok üreticide hayal kırıklığı yarattı.
Bugün tarım sektörünün en büyük sorunu üretim maliyetleridir. Mazot, gübre, ilaç, tohum ve işçilik giderleri son yıllarda ciddi şekilde arttı. Çiftçi artık sadece üretmek için değil, üretime devam edebilmek için de mücadele ediyor. Buna rağmen ürün fiyatlarının maliyet artışlarıyla aynı oranda yükselmemesi, üreticinin kazancını her geçen yıl biraz daha azaltıyor.
Tarım, diğer sektörlere benzemez. Bir fabrikayı kapattığınızda birkaç ay sonra yeniden açabilirsiniz. Ancak toprağını terk eden çiftçiyi yeniden üretime döndürmek kolay değildir. Bu nedenle tarım politikalarının temel amacı, üreticiyi tarlada tutmak olmalıdır.
Özellikle tarımın ekonominin temel taşı olduğu şehirlerde bu durum daha büyük önem taşıyor. Çiftçinin cebine girmeyen para, esnafın kasasına da girmez. Nakliyeci daha az iş yapar, tüccarın ticareti daralır, sanayicinin üretimi etkilenir. Kısacası çiftçinin kaybı, zamanla tüm şehrin kaybına dönüşür.
Bugün birçok üretici, yalnızca bu sezonun hesabını yapmıyor. Asıl düşündüğü konu gelecek yıl yeniden ekim yapıp yapamayacağıdır. Eğer üretici emeğinin karşılığını alamazsa, önümüzdeki yıllarda ekim alanlarının daralması kaçınılmaz hale gelir. Bunun sonucu ise daha düşük üretim, daha yüksek maliyet ve daha pahalı gıda olarak toplumun tamamına yansır.
Tarım stratejik bir sektördür. Dünyada yaşanan gıda krizleri, savaşlar ve iklim değişikliği bize bir gerçeği gösterdi: Kendi kendine yetebilen ülkeler geleceğe daha güvenle bakıyor. Bunun yolu da çiftçinin desteklenmesinden geçiyor.
Bugün yapılması gereken şey, üreticinin sesine kulak vermektir. Çünkü çiftçi sadece kendi geçimi için değil, 86 milyonun sofrası için üretim yapıyor. Toprağa emek veren insanların ayakta kalması, ülkenin gıda güvenliğinin de teminatıdır.
Unutulmamalıdır ki güçlü tarımın temeli mutlu çiftçidir. Çiftçi kazanırsa üretim artar, üretim artarsa ülke kazanır.