Tarım, bir ülkenin sadece ekonomisi değil, aynı zamanda gıda güvenliği ve toplumsal istikrarının da temelidir. Ancak bugün Türkiye’de çiftçi, üretimin en kritik girdileri olan mazot ve gübre fiyatları karşısında adeta ayakta kalma mücadelesi veriyor.
Mazotun litresinin 70–80 lira bandına dayanması, gübrenin ton fiyatına her gün zam, üretimin sürdürülebilirliğini ciddi şekilde tehdit ediyor. Tarlaya gitmenin, traktörü çalıştırmanın, toprağı işlemenin maliyeti bu kadar yükselmişken çiftçiden üretime devam etmesini beklemek gerçekçi mi?
Bugün çiftçi sadece ürün yetiştirmiyor; aynı zamanda risk yönetiyor. Kuraklık, iklim değişikliği, piyasa dalgalanmaları derken bir de girdi maliyetleri bu kadar artarsa, üretim bir ekonomik faaliyet olmaktan çıkıp adeta bir kumara dönüşüyor. Bu şartlarda çiftçinin üretimden çekilmesi sadece bireysel bir karar değil, ülke genelinde gıda arzını etkileyecek stratejik bir sorun haline gelir.
Bu noktada en kritik meselelerden biri, desteklerin zamanında ve yeterli düzeyde sağlanmasıdır. 2025 üretim yılına ait desteklerin hâlâ ödenmemiş olması, çiftçinin nakit akışını bozmakta ve yeni sezon için hazırlık yapmasını zorlaştırmaktadır. Oysa tarımda zamanlama her şeydir. Geç gelen destek, çoğu zaman etkisini yitirir.
Dünyada bunun örnekleri var. İspanya gibi ülkeler, çiftçiyi yalnız bırakmamak adına mazot ve gübre gibi temel girdilerde doğrudan destek mekanizmalarını devreye alıyor. Bu tür politikalar sadece çiftçiyi korumakla kalmıyor, aynı zamanda tüketiciyi de dolaylı olarak yüksek gıda fiyatlarından koruyor.
Türkiye’de de benzer bir yaklaşım artık bir tercih değil, zorunluluk haline gelmiştir. Çiftçiye yönelik ilave mazot ve gübre desteği sağlanmalı, mevcut destekler artırılmalı ve en önemlisi zamanında ödenmelidir. Aksi halde üretim azalacak, bu da raflardaki fiyatlara doğrudan yansıyacaktır.
Unutulmamalıdır ki, çiftçi üretmezse şehir doyamaz. Tarım politikaları günü kurtarmaya değil, geleceği inşa etmeye yönelik olmalıdır. Çiftçinin toprağa küsmemesi için bugün atılacak adımlar, yarının gıda güvencesini belirleyecektir.






















