Yıkıldı yıkılacak şahidi asırların!
Yetim, yesir bırakmış seni yoz evlatların.
Taştan değil tarihten yoğrulsa da yapısı,
Cenk, cidalsiz gazidir; gamlı Meçan Kapısı.
O ağalar yüz sürsün yere senin önünde.
Yediler doymadılar iyisi, kötüsü de.
Üç soysuzun elinde memleketin tapusu.
Ruhu çıkmamış ceset, kanlı Meçan Kapısı.
Hiç mi cız etmez içi haline şu halkının?
Danesi kalmadı mı haya adlı salkımın?
Sen ki han-ı yağmaya düşmüş yoksul dokusu.
Elden gitti gidiyor namlı Meçan Kapısı.
Küfretsen bile elbet haktır ya sen Baranî.
Sükût et yine zira ar hani, şeref hani?
Değil sen Nef'î gelip destan düzse; ulusu
Ve elbet cahiliyle şehrin düzü, yokuşu
Vazgeçmiş senden çoktan şanlı Meçan Kapısı.